<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>innoutcoaching.com</title>
	<atom:link href="https://innoutcoaching.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://innoutcoaching.com/</link>
	<description>innoutcoaching.com</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Sep 2023 18:10:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.1</generator>

<image>
	<url>https://innoutcoaching.com/wp-content/uploads/2022/08/cropped-innout-512x512-1-32x32.png</url>
	<title>innoutcoaching.com</title>
	<link>https://innoutcoaching.com/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kendimi Sabote Mi Ediyorum?</title>
		<link>https://innoutcoaching.com/kendimi-sabote-mi-ediyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 18:10:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Innoutcoaching]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://innoutcoaching.com/?p=1734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabotajın sözlük anlamı; yıkmak, bozmak, parçalamak anlamına geliyor. Daha çok filmlerde görürüz, bol aksiyon olan ya da çoğu zaman Amerikan yapımı filmlerde, dizilerde. Birbirilerinin faaliyetlerini yok etmek adına insanlara, topluluklara sabotaj uygularlar ve kurgu böylece başlar. Bol bol aksiyon, heyecan uyandırır insanda. Ya biz kendimize sabotaj yapıyor isek? Kulağa ne saçma geliyor değil mi? İnsan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/kendimi-sabote-mi-ediyorum/">Kendimi Sabote Mi Ediyorum?</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sabotajın sözlük anlamı; yıkmak, bozmak, parçalamak anlamına geliyor. Daha çok filmlerde görürüz, bol aksiyon olan ya da çoğu zaman Amerikan yapımı filmlerde, dizilerde. Birbirilerinin faaliyetlerini yok etmek adına insanlara, topluluklara sabotaj uygularlar ve kurgu böylece başlar. Bol bol aksiyon, heyecan uyandırır insanda.</p>
<p>Ya biz kendimize sabotaj yapıyor isek? Kulağa ne saçma geliyor değil mi? İnsan kendi kendini, kendi canını yaksın, parçalasın, yok etmeye çalışsın. Manasız gibi geliyor sözlük anlamı ile düşünürsek. Psikolojik olarak bir rahatsızlık belirtisi olabilir diye bile düşünebiliriz. Fakat gerçekler o kadar farklıdır ki. Bayağı bayağı, bilmeye istemeye insan kendini sabote eder. En fenası da bunu bilmeden, fark etmeden yapar. Hatta birisi suratına vursa bu duruma kızar, öfkelenir belki de.</p>
<p>Gerçek şu ki kendimizi bilmeye, istemeye (bilinçli manada) güzel güzel sabote ederiz aslında. Altında yatan bahanelere sığınarak üstelik. Kabiliyetim olsa idi yapardım, zengin olsam farklı davranırdım, üniversite okusam neler olurdum neler diyerek. Çok da inandırıcıdır aslında tüm bu söylediklerimiz. Zira böyle büyümüşüzdür hep. Anne babamızın bizim çocuğun yaratıcılık kabiliyeti yok denmiştir inanmışızdır, matematiği beceremez dendiğinde hemen o giysiyi giyivermişizdir üstümüze. Ben yapamam, becerememlere sığınarak. Üstüne gitmemişizdir. Ne de olsa o giysiyi giydirmişlerdir üstümüze, sorgulamak da bize düşmez nihayetinde. Bazen hırs yapıp üstüne gitmeye kalksak da o inancın bir anlamda esiriyizdir biz. Bir iki deneme olmaz ise zaten biliyorlardır ya da ben biliyorduma sığınıveririz. En güvenli liman nitekim. Kim şimdi uğraşacak, enerjisini harcayacak üstüne gidecek bu işin. Üstelik başarısız olma garantisi varken.</p>
<p>Kendi iç dünyanıza çekildiğinizde hiç düşündünüz mü neler hakkında olumsuz inançlarınız var? Neleri beceremem, yapamam diye düşünüyorsunuz. Bazen hayat o beceremediklerimizi gözümüze gözümüze sokar ve her defasında oflaya puflaya yapmak için uğraşır dururuz. Her defasında da korkarız, ödümüz kopar, günümüzü cehenneme çeviririz. Neden hep bunlar beni buluyor deriz. Bilmeyiz ki hayat bizim bu güvensizliklerimizi gözümüze gözümüze sokmak ister. Bak der, gör kendini belki de yapabilirsin. Yapamazsan da o zaman hatalarından belkide ders çıkartırsın.</p>
<p>Hangi konularda sabote ederiz kendimizi pekiyi? Mesela bir dersimiz vardır, bir eğitim alıyoruzdur fakat hiçbir şekilde olmuyor deyip dururuz. Yapamıyorum deriz, çevredekilere bakarız, onlar bayağı bayağı iyi yapıyor halbuki aynı yollardan geçtik deriz. Bir yetersizlik ile sabote ederiz kendimizi. Kafam almıyorlara, zamanım yok çalışamadımlara sığınmak en güzelidir. Ödümüz patlar başarısız olmaktan bunu örtmek için de bahanelere sığınırız. O günlerdir, haftalardır belki de yıllardır yapmak istediğimiz, arzuladığımız şeyleri yapamayız. Yeterli değilim, mükemmel değilim, yeteri kadar değerli değilim diyerek. Kendi değerini bilmezsen kim sana o değeri gösterecek? Yeterli değilim derken gerçekten kendini yeterli bulmak adına üstüne gitmenin gerektiğini anlatacak. Ders çalışman lazım ya da işte bir projeyi yetiştirmen veya o aldığın eğitimi hakkı ile yapman; uykun gelir, diğer işlerin çoktur ilgilenememişsindir, problemli bir çocuğun-kocan-patronun vardır. Hayat pahalıdır, herkes senden birşeyler bekliyordur. Kaçarsın ve gidersin o en güvenli bildiğin limana sakince kabullenirsin zaten yapamam ki kim uğraşacak. Üstelik yapamayacağını bile bile. Böyle böyle sabote ederiz kendimizi. Aklımızın ucunda hep yapamadıklarımız, içimizde kalan uktelerle günlerimizi geçiririz.</p>
<p>Peki ya silkin desem, silkele kendini üstündeki tüm tozu toprağı değil ama o tozlanmış inançlarını, kendine yaptığın acımasızlıkları atmak adına silkelen ve fark et desem ben kendimi nasıl sabote ediyoruma odaklansan. Belki de üstündeki o yaftalardan kurtulacaksın. Belki de o çok istediğin güç senin içinde.</p>
<p>O zaman hadi şimdi nereden başlamak istersin? İlk neyi fark edersin kendinde?</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/kendimi-sabote-mi-ediyorum/">Kendimi Sabote Mi Ediyorum?</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendinden Başla</title>
		<link>https://innoutcoaching.com/1729-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Sep 2023 09:19:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Innoutcoaching]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://innoutcoaching.com/?p=1729</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her insan hakkında fikrimiz vardır, ilk gördüğümüz kişiden hoşlanıp hoşlanmadığımızı anlarız hemen mesela veya birlikte olduğumuz insanlar hakkında bir şekilde yargılarımız vardır. Hatta ve hatta 3. kişilere o kişilerin gıyabında konuşmaktan da çekinmeyiz. Neyi neden yaptığını o kişiden daha iyi biliriz mesela. Mesele kendimiz olduğunda ise; o hakkında konuştuğumuz, düşündüğümüz belki de yargıladığımız kişilerden daha [&#8230;]</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/1729-2/">Kendinden Başla</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="s2">Her insan hakkında fikrimiz vardır, ilk gördüğümüz kişiden hoşlanıp hoşlanmadığımızı anlarız hemen mesela veya birlikte olduğumuz insanlar hakkında bir şekilde yargılarımız vardır. Hatta ve hatta 3. kişilere o kişilerin gıyabında konuşmaktan da çekinmeyiz. Neyi neden yaptığını o kişiden daha iyi biliriz mesela.</p>
<p class="s2">Mesele kendimiz olduğunda ise; o hakkında konuştuğumuz, düşündüğümüz belki de yargıladığımız kişilerden daha az şey biliriz. Neden hoşlanırız, hangi konular kırmızıçizgimiz, ne bizi yaralar, kırar, yorgun muyuz? Yoksa her şeyi otomatiğe bağlayıp o şekilde mi yaşıyoruz. Yapmamız gerekenler, ödevlerimiz görevlerimiz, işimiz, sonrasında sevgilimiz, eşimiz ve/veya çocuğumuz onlara karşı sorumluluklarımız. Hayatın getirdiği günlük rutinleri hiç düşünmeden yapıyor muyuz? Robot gibi, yazılı kural gibi, kendini düşünmeden, kendine zaman ayırmadan. Koşturuyoruz, kendimize dikkat etmeden, keyif alırım – almam ayrımı yapmadan ödevlerimize uygun şekilde, tam bize öğretildiği şekilde. Sonra bir gün gelir içimizde bir kocaman boşluk oluşur nedensiz, başlarda anlamayız bu boşluğun sebebini. İçimizdeki o dağ gibi boşluk, sebepsiz oysaki her şeyimiz vardır. Evet,  yüzyılımızın sosyal medyasında herkes pek de mutlu gözükmektedir, tıpkı bizim paylaştığımız o sahte gü<a name="_GoBack"></a>len yüzümüz gibi. Peki ya içimiz, her defasında açgözlüsün sen diye kendimizi suçlarız, suçluluk duyarız. İnancımız var ise korkarız çarpılırız bu elimizdekileri de kaçıracağız diye.  Yine de bu telkinlere rağmen o boşluk bitmez içimizde, dolduramayız bir türlü. O çok istediğimiz kıyafeti de alsak, o tatile de gitsek, arkadaşlar ile istediğimiz gibi eğlensek de kendimiz ile baş başa kaldığımız zaman hala o boşluk orada durur. Aksi gibi nasıl dolduracağımızı da bilemeyiz o kocaman boşluğu.</p>
<p class="s2">O zaman ne yapmalı?</p>
<p class="s2">Kimi insan korkar kendine kendini itiraf etmekten oysaki çekinmeden, doğrudan, bulmalıyız aslında ben neden hoşlanırım, neler yapmayı severim, kimler ya da kimlerle birlikte olmak ruhumu iyileştirir. O içimizdeki boşluğun sebebini de buluruz belki. Çünkü insan kendini tanımaya başlayınca çevresini daha da iyi tanır. Kendi zayıflıklarını, güçlü yönlerini bulunca aslında hayata 1-0 galip başlar.</p>
<p class="s2">O zaman senin planın ne?</p>
<p class="s2">Kendin için nereden başlamak istersin?</p>
<p class="s2">Neler yapmak istersin kendi hayatın için, kendin için?</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/1729-2/">Kendinden Başla</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendi değerini bilmek</title>
		<link>https://innoutcoaching.com/kendi-degerini-bilmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 May 2023 06:48:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Innoutcoaching]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://innoutcoaching.com/?p=1717</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendi değerini nasıl bulur insan? Değer görmekle mi? Değerli hissettirildiğinde mi kendini değerli hisseder? O kişi için değer nedir acaba? Ya ıssız bir adaya düşse kendi değerini hiç mi bulamayacak? Teknoloji ilerledi, uzaya gitmek kolay, yapay zekalar, insansız araçlar. Hepsi maddi, yani elle tutulan, gözle görülen şeyler. İnsanın bir anlamda zekasını kanıtlaması. Ne büyüğüz, ne [&#8230;]</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/kendi-degerini-bilmek/">Kendi değerini bilmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendi değerini nasıl bulur insan?</p>
<p>Değer görmekle mi? Değerli hissettirildiğinde mi kendini değerli hisseder?</p>
<p>O kişi için değer nedir acaba?</p>
<p>Ya ıssız bir adaya düşse kendi değerini hiç mi bulamayacak?</p>
<p>Teknoloji ilerledi, uzaya gitmek kolay, yapay zekalar, insansız araçlar. Hepsi maddi, yani elle tutulan, gözle görülen şeyler. İnsanın bir anlamda zekasını kanıtlaması. Ne büyüğüz, ne zekiyiz, yapılmayanı yaparızın kanıtı bir anlamda. Fakat iş psikolojimize geldiğinde tam da bu ilerlemenin tam tersini görüyorum ben. Ruhlar daralmış, sıkkın, ne yapacağız derdi çok, doyumsuzluk had safhada. Ne yapalımın cevabını bilmiyoruz. Arıyoruz fakat bulamıyoruz. Geldiğimiz nokta instagramda yalan mutluluklar (çoğunlukla) birbirine özenmeler. Benim yok onun niye varlar.</p>
<p>İşte bu noktada aslında bence anahtar kelime değer ile ilgili. Sen gerçekten kendini ne kadar değerli hissediyorsun. Bu altın borsası değil, sensin, biriciksinin cevabını bulmak. Kendini olduğun gibi günahı ve sevabı ile kabul etmek. Değerin için çok ünlü, çok zengin olmak yerine içsel olarak değerli olduğunu hissetmek. Maalesef hiçbir teknoloji bunu geliştiremedi daha. Çünkü hepimiz tek ve biriciğiz. Kendi kendimizi kabul edip yola çıkmak ise anahtar kelime.</p>
<p>Ben kimim?</p>
<p>Potansiyellerim ne?</p>
<p>Beni ne mutlu eder?</p>
<p>Şimdiye kadar ne yaptım?</p>
<p>Bunların cevabını bilmek, çevrende olan her olumsuzluğa rağmen kendini tanımak bence doğrusu. O zaman insan kendini değerli hissetmeye başlar. Zorunda oldukların değil, zorla olmadan yaptıklarındır belki de değerin. Para, zenginlik değil de iç zenginliğindir. Evet böyle oldu yaşadım bitti deyip tekrar kalkmaktır ayağa belki. Sonunu bilerek yaşamak ve o sonun olduğunu bilerek hareket etmektir bu hayatta.</p>
<p>Nedense herşeyin ömrü olduğunu biliyoruz da kendi ömrümüzün olduğunu ve bunun da bir gün sonlanacağının farkında değiliz.</p>
<p>O zaman bugün kendinle başla derim ben.</p>
<p>Ben gerçekten değerliyim diyerek, kendini kabul ederek, benim bir sürü kendine has özelliğim var kabulüm bu diyerek.</p>
<p>Çünkü hayat bir gündür, o da bugündür.</p>
<p>Keyifli cumartesiler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/kendi-degerini-bilmek/">Kendi değerini bilmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NİYE BİR KURUMDA KALIYORUZ?</title>
		<link>https://innoutcoaching.com/niye-bir-kurumda-kaliyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2022 08:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Innoutcoaching]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[business]]></category>
		<category><![CDATA[coaching]]></category>
		<category><![CDATA[Değişim]]></category>
		<category><![CDATA[değişimden korkma]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer koçluğu]]></category>
		<category><![CDATA[life coach]]></category>
		<category><![CDATA[sadakat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://themes2go.xyz/demos/lifecoach/?p=284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizi çalışmaya iten şey ne veya kurumumuzda herşeye ragmen durmamızı sağlayan çekici güçler ne sizce? Türkiye haftalık 45 saat çalışma ile Avrupa’nın çalışma saatlerinin çok üzerinde çalışıyor. Her ne iş yapıyor isek yapalım günün sonunda sabah kalkıp işe gidiyoruz ve akşam belirlenen saatte ki genelde bu 9-18 gibi işten ayrılıyoruz. Kabaca hesap yapar ise sabah [&#8230;]</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/niye-bir-kurumda-kaliyoruz/">NİYE BİR KURUMDA KALIYORUZ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bizi çalışmaya iten şey ne veya kurumumuzda herşeye ragmen durmamızı sağlayan çekici güçler ne sizce?</p>
<p>Türkiye haftalık 45 saat çalışma ile Avrupa’nın çalışma saatlerinin çok üzerinde çalışıyor. Her ne iş yapıyor isek yapalım günün sonunda sabah kalkıp işe gidiyoruz ve akşam belirlenen saatte ki genelde bu 9-18 gibi işten ayrılıyoruz. Kabaca hesap yapar ise sabah kalkış, yol süresi ve toplam çalışma saatimizi de hesaba katıp yapar isek.</p>
<p>Toplam 9 saat iş</p>
<p>Sabah kalkma ve yol süresi gidiş-dönüş en iyi ihtimal 2 saat dersek</p>
<p>Normal bir insanın ortalama uyku süresini de 7-8 saat diye hesaplar isek.</p>
<p>Bize kalan kendimize ayırabileceğimiz toplam saat 6 saat oluyor. Hafta sonları hariç günde toplam 6 saatimizde hem evimiz, eşimiz,çocuğumuz ile ilgileneceğiz bir yandan da kendimize kendimiz için bir alan yaratacağız. Tabii bu 6 saati de eve girdikten sonra isle ilgili hiç telefon almadığımız ve de evde çalışmadığımızı düşünerek hesaplıyorum. Tüm bu süreçte sadece para kazanmak için mi bu kuruma ve işe gidiyoruz yoksa bunun altında ne gibi bizi besleyen ögeler var?</p>
<p>Kimisi bir ünvanı olması ve o ünvanı ile hayatta yer aldığı için o kurumda çalışıyor. Zira kafasına taktığı o şapkanın üzerinde X bey veya hanım şu ünvanda. Bu kendisini iyi hissettiriyor. Senelerce okuduğu üniversiteler, aldığı ek eğitimler ile sonunda bu ünvanı gerçekten elde etmiş bununla da gururlanması çok da anlaşılır birşey. Bir süre sonra o kişi, o ünvandaki kişi dışında kendini görememeye başlıyor maalesef. Hepimiz zaman zaman bunu yapmıyor muyuz, halbuki o kadar çok görevlerimiz ve sorumluluklarımız varken bizim ebeveyn, çocuk, arkadaş, eş şapkalarımız da varken sadece iş şapkası ve o şapkadaki ünvana bağlı kalmıyor muyuz? Dİğer şapkalarımızın boyutunu ya küçültüyoruz ki diğer büyüğe yer açalım veya diğer şapkaları takmamak için türlü bahaneler üretiyoruz. Çalışmasam yapardım, keşki vaktim olsa gelirdim, ah biraz zamanım olsa şu eğitimi alırdım; çocuğumla daha fazla ilgilenirdim (ki çocuk büyüyünce bu durum daha çok koyuyor insana tecrübe ile sabit maalesef) . O büyük ünvan şapkamız ile ortada dünyaları yaratıyoruz. Zannetmeyin ki küçümsüyorum veya bu şapkayı önemsizleştiriyorum. Çünkü biliyorum ki onca yıllık emeğinizin karşılığını kimsenin kayırması olmadan,kimsenin sırtını sıvazlamadan elde etmek,  siz olduğunuz ve kattıklarınız ile o ünvan sahibi olmak gerçekten çok ama çok güzel, çok özel bir duygu.</p>
<p>Kimimiz ise işi bu kadar içselleştirmiyor, çalışmıyor demiyorum bir bilim adamı kıvamında işini en iyi şekilde yapıyor ve parasını alıyor. Bu para yani emeğinin karşılığı için çalışıyor. İşimi yaparım bunun karşılığı rakamı alırım hatta yüksek olursa super olur ve çalışırım. İşi içselleştirmem, sonuçta her emeğin maddi ve manevi karşılığı yok mu hayatta diyor.</p>
<p>Kimimiz ise iş yerindeki arkadaşlar, ekip arkadaşları, edindiği dostluklar için o kurumda kalmayı tercih ediyor. Evet diyor az para kazanıyorum ama iş yerinde geçirdiğim 9 saati iyi bir ekiple, doğru ilişkiler kurarak ve yaptığımdan zevk alarak geçiriyorum. Ünvanım aslında başka yere gitsem daha iyi olabilir veya kazanacağım para daha yüksek olabilir fakat bu ekiple veya bu kişilerle zevk alarak çalışmayı tercih ediyor.</p>
<p>Kimisi ise parasından da, ünvanından da memnun olmasa da içinde bulunduğu kurumun büyüklüğü, piyasaki değeri ve şu şirkette çalışıyorum dediğinde insanlardan yükselen hayranlık için o kurumda çalışıyor. İçinde bulunduğu kurum artık kendi oluyor. Firmanın para kazanması ile, çıkardığı reklamları ile eşin-dostun, arkadaşların o kurum özelindeki hayranlığı ile beslenerek o firmada kalmayı tercih ediyor.</p>
<p>Sonuçta hepimizin para kazanmak dışında bir kurumda yaşamak için nedenleri oluyor. Kimi çok parayı ama belki de bir o kadar yaşayacağı huzursuzluğu stresi yeğliyor, kimi az para iyi dostluk arkadaşlık, iyi iş çıkarma peşinde oluyor veya bundan daha iyi daha büyük daha saygın kurum nerede bulurum diye kalıyor.</p>
<p>Peki tüm bunları anladık da covid ile birlikte özellikle Amerika’nın öncülük ettiği ve etkileri tüm dünyada da olan işten ayrılmalar neden olmaya başladı. Çünkü gördük ki hayat gidiyor, hayatımız dünyanın öngöremeyeceği sadece Amerikan filmlerinde gördüğü bir aksiyon filmi imiş gibi bir anda bitiveriyor. Günün sonunda arkadaşlarımız, tanıdıklarımız, sevdiklerimiz bir anda hastalandılar daha da kötüsü kimisini kaybettik. Gördük ki evet iyi paralar kazanıp, iyi ünvan sahibi olup, iyi hayatlar yaşamak ve kendimize, kendi sağlığımıza, hobilerimize vakit ayırmak yerine bunları tercih ederken umulmadık bir şekilde hayatlarımız ellerimizden kayıyor. Garip bir dilemma değil mi?</p>
<p>Doğrusu ne?  Bence kişiye, kişinin ne ile beslendiğine bağlı olarak değişiyor bu durum. Önemli olan herşeye ragmen kendimizi nasıl hissediyoruz; hayatımızı dengede nasıl tutabiliriz onu bulmak. En kıymetlisi de bu değil mi? Önümüzü görmek ve ileriye bakarak yol alabiliriz hayatta, aksi taktirde sisli yolda araba sürerken önümüze bakarak, yola dikkat edeyim kaza yapmayayım diye uğraşarak o istediğimiz noktaya maalesef gidemeyiz. Günü kurtarırız, önümüze bakarız.</p>
<p>Hayatınızda güzel gidişlerin olduğu, bunu vizyonlayabileceğiniz, dengeli bir hayat dilerim hepimize.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/niye-bir-kurumda-kaliyoruz/">NİYE BİR KURUMDA KALIYORUZ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞ HAYATINDA ÜCRET EŞİTSİZLİĞİ</title>
		<link>https://innoutcoaching.com/is-hayatinda-ucret-esitsizligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Apr 2022 18:31:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Innoutcoaching]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://innoutcoaching.com/?p=1</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Kadınlar gününde Dünya Ekonomik Forumunun 2021 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu kadınların dünya genelinde benzer rollerde çalışan erkeklere göre yaklaşık % 37 daha az kazandığını bildirdi. Aynı okullarda okuduğumuz hem cinslerimizle, aynı çabayı göstererek bitirdiğimiz okullarımızdan iş hayatına geçişte iş bulmak için daha zorlandığımızı düşünüyor musunuz ? 8 Mart Dünya Kadınlar gününün üstünden nerede ise [&#8230;]</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/is-hayatinda-ucret-esitsizligi/">İŞ HAYATINDA ÜCRET EŞİTSİZLİĞİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Kadınlar gününde Dünya Ekonomik Forumunun 2021 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu kadınların dünya genelinde benzer rollerde çalışan erkeklere göre yaklaşık % 37 daha az kazandığını bildirdi. Aynı okullarda okuduğumuz hem cinslerimizle, aynı çabayı göstererek bitirdiğimiz okullarımızdan iş hayatına geçişte iş bulmak için daha zorlandığımızı düşünüyor musunuz ?</p>
<p>8 Mart Dünya Kadınlar gününün üstünden nerede ise bir 10 gün geçti. Her yıl 8 Mart Kadınlar günü sözde kutlanıyor. Aslında bu bile garip değil mi; yılda 1 kere ve 1 gün kutlanılıyormuş gibi yapmak. Peki iş hayatında kadın olmak nasıl birşey iş hayatı o güzel şirketlerimizde “sırf  Türkiye değil tüm dünyada” kadına çalışan kadına bakış açısı nedir? Kadınlar iş hayatında neler yaşıyor ve neler ile mücadele ediyor.</p>
<p>Erkek egemen toplumlarda bu böyle oluyor demeyeceğim ben, aslında kadın olmanın bize doğuştan kazandırdığı fakat kökende iş hayatında bizi 1-0 yenik düşüren doğal yeteneklerimizle aslında geriden başlıyoruz diye düşünebilir miyiz?</p>
<p>Bir kere doğum yapmak gibi dünyanın en güzel özelliğine sahibiz bizler, bir küçük varlık dünyaya getirmek ve o varlıkla büyümek, gelişmek, eksik ve fazlalıklarımızı görmek sınırlarımızı tanımak. Fakat her iş görüşmesinde evli değilseniz evlenmeye düşünüp düşünmediğiniz veya evli iseniz çocuk yapmak isteyip istemediğiniz sorulmadı mı hiç veya siz birini işe alırken ne kadar yanlış olduğunu bilseniz de bu soruları sormak istemediniz mi? Zira iş hayatında hamilelik ile başlayan minimum 4 ay (tabii bu Türkiye’deki süre Avrupa’da 1 yıla yakın) ve bazen daha fazlası kesinti iş hayatını oradaki işleyen mekanizmayı da bir süreliğine sekteye uğratmayacak mı? Ya sonrasında süt izinleri ve odağınızın o minik sizden çok şey bekleyen içinizin titrediği bebeğinize geçmesi doğal olarak. Böylece acaba şirketler ya da yöneticiler hadi ben kadın olsam da kendi mi de katayım &#8211; böyle çalışan için bu gider gözü ile bakmadık mı- en azında aklımızın ucundan ufacık da olsa geçmedi mi?</p>
<p>Bir de kadınların kadınlara ettiği desem sizin üstünüzde yer alan kadın amirlerinizin kadın figürler ile çalışmak istememesi veya kendini kadın astlarının yanında iyi hissetmemesi mi bu neden ben gerçekten bunun nedenini bilemiyorum. Tek bildiğim açık açık yanında erkekler ile çalışmak istediğini söyleyen kadın yöneticiler tanımadınız mı veya size bir şekilde aşağı çekmek için uğraşan hırsına yenik düşmüş kişiler.</p>
<p>Tepe yöneticileri erkek isteyen şirketlere ne demeli peki eskiden erkek adaylar diye yazarlardı fakat şimdi yazamıyorlar fakat erkek aday tercihleri olan şirketler. Erkeklerin içinde kadın yöneticilerin olmayacağını olamayacağını düşünen, düşünmese bile iç güdüleri ile erkek aday seçen şirketler. Ücret belirlerken nasılsa kocan çalışıyor diye düşünen sanki sizin tüm o zamana kadar kendine kattıklarınız dolayısı ile o işe girmeyi hak ettiğiniz ve karşılığında aldığınız ücret güzellik, kıyafet paranızmış zannedenler.</p>
<p>Yukarıda sözünü ettiğim nedenler bile bir şirkette kadının az para almasına yetmiyor mu? Aynı özelliklere sahip hatta ve hatta kendini daha da geliştirmek adına eğitim almış, hep gündemde kalmak için uğraşan kadınlar erkeklere nazaran daha az ücretler almıyorlar mı? Tüm dünya da böyle değil mi? Tabii ki bunu böyle yapmayan adil ve adalet sahibi, kişiye değil işe ücret veren şirketler yok mu tabii ki var. Fakat sorun şu ki birkaç değil toplu olarak çalışana cinsiyetine bakmadan ücret veren bir çalışma olmalı tüm dünyada.</p>
<p>Peki kadın erkek ücret eşitliği veya cinsiyetsiz ücret elde etmek adına neler yapılmalı? Bunun çözümü de yine patronlardan , biz üst düzey yönetcilerden geçiyor kadın olarak ne kadar kendinizi kanıtlasanız da bu bakış açısını değiştirmek için çaba harcayacak, öncü olacak kişilerden. Empati yapabilen, kişiye cinsiyetsiz bakabilen, kişiye değil yapılan işe ücret verebilen kişiler. Bu kişiler empati yaparken annelerinin, kızlarının da kadın olduğunu hayatta çabaladıklarını unutmadan tarafsız olarak bakabilmeli iş hayatına ve içinde bulundukları şirketlerin ücret politikalarına.</p>
<p>Peki yukarıda bahsi geçen konulardan hiç muzdarip olmadım mı ben bir kadın olarak ve/veya bir kadın yönetici olarak, belki kıyısından köşesinden bana da değmiştir bu durumlar muhakkak. Ücret konusunda en azından cinsiyetçi ücret konusunda ben şanslı olan taraftım herhalde en azından ben böyle düşünüyorum. İşe bakılan, kişiye ve kişi cinsiyetine bakılmayan yerlerde çalıştım. Tabii ki kadın olmanın ön yargıları ile karşılaşmadım mı kimi zaman evet bunu da her iş hayatında yer alan kadın gibi savuşturmayı, mücadele etmeyi gerekirse maalesef erkek gibi davranarak alt etmeyi öğrendim.</p>
<p>Peki yeni iş hayatına girecek olan kızınız, kız kardeşiniz olursa neler yaşamasını neler ile karşılamasını istersiniz veya şöyle diyelim kimseyi kayırmadan cinsiyetsiz şekilde iş hayatında erkek iş arkadaşların ile eşit haklara sahip olmasını, onlarla aynı ücret hakkına sahip olması için nasıl bir yol almak ve arkadan gelenlere de nasıl örnek olmak istersiniz. Yeni nesle yol açmak için neler yaparsınız böylece içinde bulunduğunuz şirketin de yücelmesini sağlarsanız. Asıl konuşulması gereken konu bu bence. Bugünden 5 yıl sonraya şirketinizi kadın çalışma arkadaşlarınız ve ücret politikanız ile nereye taşımak isterseniz bu yolda yürürken neler yapmak istersiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/is-hayatinda-ucret-esitsizligi/">İŞ HAYATINDA ÜCRET EŞİTSİZLİĞİ</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendini Tanımak</title>
		<link>https://innoutcoaching.com/life-isnt-about-waiting-for-the-storm-to-pass-its-about-learning-to-dance-in-the-rain/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2017 08:15:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Innoutcoaching]]></category>
		<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[coaching]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[life coach]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://themes2go.xyz/demos/lifecoach/?p=283</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siz de çok sıkılmadınız mı;  sosyal medyada her yandan gelen pozitif düşün, isteklerini elde et, şu meditasyonu yap, şöyle bir guru gelmiş ona git, şu eğitimi al çok iyi gelecek gibi bir bilgi, reklam bombardımanı içinde olmaktan. İşin açıkçası ben çok sıkıldım. Teknolojinin ilerlemesinin faydası; bir yandan her bilginin bir tuş kadar size uzak olması [&#8230;]</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/life-isnt-about-waiting-for-the-storm-to-pass-its-about-learning-to-dance-in-the-rain/">Kendini Tanımak</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siz de çok sıkılmadınız mı;  sosyal medyada her yandan gelen pozitif düşün, isteklerini elde et, şu meditasyonu yap, şöyle bir guru gelmiş ona git, şu eğitimi al çok iyi gelecek gibi bir bilgi, reklam bombardımanı içinde olmaktan. İşin açıkçası ben çok sıkıldım. Teknolojinin ilerlemesinin faydası; bir yandan her bilginin bir tuş kadar size uzak olması dolayısı ile istemediğiniz kadar çok bilgiyi tek arama ile bulabilmeniz, fakat dezavantajı ise o kadar çok yanlış, kirli bilgi etrafta dolanıyor ki bana doğru ile yanlış iç içe geçti, karıştı gibi geliyor.</p>
<p>Sosyal medyayı açın bakın, her gün, her saat, her dakika bir eğitim, bir guru, güzel bir söz, bir meditasyon yöntemi havalarda uçuşuyor. Evet insanız biz; eksiklerimiz, isteklerimiz, hayallerimiz, sorunlarımız var hayatta. Umut etmek istiyoruz; o umuda tutunup elde etmek istiyoruz. Onu elde ederken de bizde yarattığı o gerginliği üzerimizden atmak istiyoruz. Bunun içinde yeni çıkan ne varsa denemek istiyoruz, bir arkadaşımız astrologdan yardım alıyor ona uğruyoruz, kimi bir eğitimin ne kadar faydalı olduğunu anlatıyor ona yöneliyoruz, diğeri meditasyon yapıyor onu denemeye kalkıyoruz. Zannediyoruz ki tüm bu denemelerimiz içinde bulunduğumuz sorunları puff diye uçuracak ve herşey çok güzel olacak. O istediğimiz iş, o istediğimiz sevgili , o çok istediğimiz ev, tatil her ne ise bizim olacak ya da problemli bir patronla başa çıkacağız, bize yapılan haksızlıkları bu yöntemlerle alt edeceğiz. Denemeye başlıyoruz, aile dizilimleri, regresyonlar… Durmadan ama durmadan oradan oraya sürükleniyoruz. Birisi yeni bir şey mi denemiş durmak yok biz de oradayız. Amaç; çok temiz, çok safiyane, çok insanca sadece o içinde bulunduğumuz ruh halinden uzaklaşmak, o hayalimizdeki biz olmak. Bunun için değmez mi diyoruz. Aldığımız eğitimler, gittiğimiz astroglar, koçlar, guruların hiç ne yaptıklarına, içeriğine bakmıyoruz ya da gözümüzün ucu ile bakıyoruz ve ayırt etmeden koşuyoruz. Hayatımızda değişiklik yapmak adına.</p>
<p>Sabah gözümüzü açıp instagramda güzel bir sözü okuyarak güne başlıyoruz, içimize iyi gelecek ne yöntem var ise durmadan deniyoruz veya denemeye çalışıyoruz.</p>
<p>Bunları yazıyorum tüm bu yöntemlere karşı olduğum için mi? Kesinlikle hayır, ben astroloji eğitimi aldım hem de çok iyi bir hocadan fakat kendimi birisinin haritasını okuyacak kadar yeterli bulmuyorum, onun zamanı gelecek diye düşünüyorum veya aile dizimine gidiyorum fakat kimmiş neler yapmış o kişi onları araştırıyorum bakıyorum. Kısacası ne yapmak istiyorsanız, gideceğiniz eğitim, astrolog, koç her kim ise kimdir nedir ne değildir bakın diyorum.</p>
<p>Bir de şuna bakın diyorum. Aslında siz kimsiniz? Hayatta ne istiyorsunuz? Gerçekten kalpten, düşününce içinizin pırpır ettiği neyi yapmak istiyorsunuz? Mantığınızı, çevrenizi, para kazanmayı herşeyi geride bırakarak. Aslında sen ne yapmak istiyorsun hayatta? Gerçekten sen ne yaparsan mutlu olursun? Belki de bunun cevabı bir süre hiçbir şey yapmamak o da tamam. Diyorum ki ne istiyoruz, ne yapmak istiyoruz, bunların cevabını bulduktan sonra gidelim, o gurulara, koçlara, astrologlara, o eğitimlere. Yoksa bir kuş misali oradan oraya konarak gerçek seni bulamazsın. Küçük bir sır sen kendini herkesten daha iyi bilirsin, ama kötü bir şey sen kendini çok da kolay kandırabilirsin.  O zaman korkusuzca kendini kendine anlatsan, kim olduğunu, zayıflıklarını, kıskançlıklarını, özenmelerini, isteklerini, kırgınlıklarını, kendini yargılamadan kendine bir itiraf etsen. Belki o zaman en başta söylediğim o sosyal medya bombardımanından sana en uygun olanı seçersin. Ne dersin? Kendini tanımaya kendinle başlar mısın?<img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-1702" src="https://innoutcoaching.com/wp-content/uploads/2023/01/knowyourselflead-300x200.webp" alt="" width="300" height="200" srcset="https://innoutcoaching.com/wp-content/uploads/2023/01/knowyourselflead-300x200.webp 300w, https://innoutcoaching.com/wp-content/uploads/2023/01/knowyourselflead-768x512.webp 768w, https://innoutcoaching.com/wp-content/uploads/2023/01/knowyourselflead.webp 800w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/life-isnt-about-waiting-for-the-storm-to-pass-its-about-learning-to-dance-in-the-rain/">Kendini Tanımak</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
