<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>blog arşivleri - innoutcoaching.com</title>
	<atom:link href="https://innoutcoaching.com/tag/blog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://innoutcoaching.com/tag/blog/</link>
	<description>innoutcoaching.com</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Jan 2023 08:00:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.1</generator>

<image>
	<url>https://innoutcoaching.com/wp-content/uploads/2022/08/cropped-innout-512x512-1-32x32.png</url>
	<title>blog arşivleri - innoutcoaching.com</title>
	<link>https://innoutcoaching.com/tag/blog/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>NİYE BİR KURUMDA KALIYORUZ?</title>
		<link>https://innoutcoaching.com/niye-bir-kurumda-kaliyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2022 08:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Innoutcoaching]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[business]]></category>
		<category><![CDATA[coaching]]></category>
		<category><![CDATA[Değişim]]></category>
		<category><![CDATA[değişimden korkma]]></category>
		<category><![CDATA[İş Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer koçluğu]]></category>
		<category><![CDATA[life coach]]></category>
		<category><![CDATA[sadakat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://themes2go.xyz/demos/lifecoach/?p=284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizi çalışmaya iten şey ne veya kurumumuzda herşeye ragmen durmamızı sağlayan çekici güçler ne sizce? Türkiye haftalık 45 saat çalışma ile Avrupa’nın çalışma saatlerinin çok üzerinde çalışıyor. Her ne iş yapıyor isek yapalım günün sonunda sabah kalkıp işe gidiyoruz ve akşam belirlenen saatte ki genelde bu 9-18 gibi işten ayrılıyoruz. Kabaca hesap yapar ise sabah [&#8230;]</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/niye-bir-kurumda-kaliyoruz/">NİYE BİR KURUMDA KALIYORUZ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bizi çalışmaya iten şey ne veya kurumumuzda herşeye ragmen durmamızı sağlayan çekici güçler ne sizce?</p>
<p>Türkiye haftalık 45 saat çalışma ile Avrupa’nın çalışma saatlerinin çok üzerinde çalışıyor. Her ne iş yapıyor isek yapalım günün sonunda sabah kalkıp işe gidiyoruz ve akşam belirlenen saatte ki genelde bu 9-18 gibi işten ayrılıyoruz. Kabaca hesap yapar ise sabah kalkış, yol süresi ve toplam çalışma saatimizi de hesaba katıp yapar isek.</p>
<p>Toplam 9 saat iş</p>
<p>Sabah kalkma ve yol süresi gidiş-dönüş en iyi ihtimal 2 saat dersek</p>
<p>Normal bir insanın ortalama uyku süresini de 7-8 saat diye hesaplar isek.</p>
<p>Bize kalan kendimize ayırabileceğimiz toplam saat 6 saat oluyor. Hafta sonları hariç günde toplam 6 saatimizde hem evimiz, eşimiz,çocuğumuz ile ilgileneceğiz bir yandan da kendimize kendimiz için bir alan yaratacağız. Tabii bu 6 saati de eve girdikten sonra isle ilgili hiç telefon almadığımız ve de evde çalışmadığımızı düşünerek hesaplıyorum. Tüm bu süreçte sadece para kazanmak için mi bu kuruma ve işe gidiyoruz yoksa bunun altında ne gibi bizi besleyen ögeler var?</p>
<p>Kimisi bir ünvanı olması ve o ünvanı ile hayatta yer aldığı için o kurumda çalışıyor. Zira kafasına taktığı o şapkanın üzerinde X bey veya hanım şu ünvanda. Bu kendisini iyi hissettiriyor. Senelerce okuduğu üniversiteler, aldığı ek eğitimler ile sonunda bu ünvanı gerçekten elde etmiş bununla da gururlanması çok da anlaşılır birşey. Bir süre sonra o kişi, o ünvandaki kişi dışında kendini görememeye başlıyor maalesef. Hepimiz zaman zaman bunu yapmıyor muyuz, halbuki o kadar çok görevlerimiz ve sorumluluklarımız varken bizim ebeveyn, çocuk, arkadaş, eş şapkalarımız da varken sadece iş şapkası ve o şapkadaki ünvana bağlı kalmıyor muyuz? Dİğer şapkalarımızın boyutunu ya küçültüyoruz ki diğer büyüğe yer açalım veya diğer şapkaları takmamak için türlü bahaneler üretiyoruz. Çalışmasam yapardım, keşki vaktim olsa gelirdim, ah biraz zamanım olsa şu eğitimi alırdım; çocuğumla daha fazla ilgilenirdim (ki çocuk büyüyünce bu durum daha çok koyuyor insana tecrübe ile sabit maalesef) . O büyük ünvan şapkamız ile ortada dünyaları yaratıyoruz. Zannetmeyin ki küçümsüyorum veya bu şapkayı önemsizleştiriyorum. Çünkü biliyorum ki onca yıllık emeğinizin karşılığını kimsenin kayırması olmadan,kimsenin sırtını sıvazlamadan elde etmek,  siz olduğunuz ve kattıklarınız ile o ünvan sahibi olmak gerçekten çok ama çok güzel, çok özel bir duygu.</p>
<p>Kimimiz ise işi bu kadar içselleştirmiyor, çalışmıyor demiyorum bir bilim adamı kıvamında işini en iyi şekilde yapıyor ve parasını alıyor. Bu para yani emeğinin karşılığı için çalışıyor. İşimi yaparım bunun karşılığı rakamı alırım hatta yüksek olursa super olur ve çalışırım. İşi içselleştirmem, sonuçta her emeğin maddi ve manevi karşılığı yok mu hayatta diyor.</p>
<p>Kimimiz ise iş yerindeki arkadaşlar, ekip arkadaşları, edindiği dostluklar için o kurumda kalmayı tercih ediyor. Evet diyor az para kazanıyorum ama iş yerinde geçirdiğim 9 saati iyi bir ekiple, doğru ilişkiler kurarak ve yaptığımdan zevk alarak geçiriyorum. Ünvanım aslında başka yere gitsem daha iyi olabilir veya kazanacağım para daha yüksek olabilir fakat bu ekiple veya bu kişilerle zevk alarak çalışmayı tercih ediyor.</p>
<p>Kimisi ise parasından da, ünvanından da memnun olmasa da içinde bulunduğu kurumun büyüklüğü, piyasaki değeri ve şu şirkette çalışıyorum dediğinde insanlardan yükselen hayranlık için o kurumda çalışıyor. İçinde bulunduğu kurum artık kendi oluyor. Firmanın para kazanması ile, çıkardığı reklamları ile eşin-dostun, arkadaşların o kurum özelindeki hayranlığı ile beslenerek o firmada kalmayı tercih ediyor.</p>
<p>Sonuçta hepimizin para kazanmak dışında bir kurumda yaşamak için nedenleri oluyor. Kimi çok parayı ama belki de bir o kadar yaşayacağı huzursuzluğu stresi yeğliyor, kimi az para iyi dostluk arkadaşlık, iyi iş çıkarma peşinde oluyor veya bundan daha iyi daha büyük daha saygın kurum nerede bulurum diye kalıyor.</p>
<p>Peki tüm bunları anladık da covid ile birlikte özellikle Amerika’nın öncülük ettiği ve etkileri tüm dünyada da olan işten ayrılmalar neden olmaya başladı. Çünkü gördük ki hayat gidiyor, hayatımız dünyanın öngöremeyeceği sadece Amerikan filmlerinde gördüğü bir aksiyon filmi imiş gibi bir anda bitiveriyor. Günün sonunda arkadaşlarımız, tanıdıklarımız, sevdiklerimiz bir anda hastalandılar daha da kötüsü kimisini kaybettik. Gördük ki evet iyi paralar kazanıp, iyi ünvan sahibi olup, iyi hayatlar yaşamak ve kendimize, kendi sağlığımıza, hobilerimize vakit ayırmak yerine bunları tercih ederken umulmadık bir şekilde hayatlarımız ellerimizden kayıyor. Garip bir dilemma değil mi?</p>
<p>Doğrusu ne?  Bence kişiye, kişinin ne ile beslendiğine bağlı olarak değişiyor bu durum. Önemli olan herşeye ragmen kendimizi nasıl hissediyoruz; hayatımızı dengede nasıl tutabiliriz onu bulmak. En kıymetlisi de bu değil mi? Önümüzü görmek ve ileriye bakarak yol alabiliriz hayatta, aksi taktirde sisli yolda araba sürerken önümüze bakarak, yola dikkat edeyim kaza yapmayayım diye uğraşarak o istediğimiz noktaya maalesef gidemeyiz. Günü kurtarırız, önümüze bakarız.</p>
<p>Hayatınızda güzel gidişlerin olduğu, bunu vizyonlayabileceğiniz, dengeli bir hayat dilerim hepimize.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/niye-bir-kurumda-kaliyoruz/">NİYE BİR KURUMDA KALIYORUZ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendini Tanımak</title>
		<link>https://innoutcoaching.com/life-isnt-about-waiting-for-the-storm-to-pass-its-about-learning-to-dance-in-the-rain/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2017 08:15:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Innoutcoaching]]></category>
		<category><![CDATA[Başarı]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[coaching]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[life coach]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://themes2go.xyz/demos/lifecoach/?p=283</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siz de çok sıkılmadınız mı;  sosyal medyada her yandan gelen pozitif düşün, isteklerini elde et, şu meditasyonu yap, şöyle bir guru gelmiş ona git, şu eğitimi al çok iyi gelecek gibi bir bilgi, reklam bombardımanı içinde olmaktan. İşin açıkçası ben çok sıkıldım. Teknolojinin ilerlemesinin faydası; bir yandan her bilginin bir tuş kadar size uzak olması [&#8230;]</p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/life-isnt-about-waiting-for-the-storm-to-pass-its-about-learning-to-dance-in-the-rain/">Kendini Tanımak</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siz de çok sıkılmadınız mı;  sosyal medyada her yandan gelen pozitif düşün, isteklerini elde et, şu meditasyonu yap, şöyle bir guru gelmiş ona git, şu eğitimi al çok iyi gelecek gibi bir bilgi, reklam bombardımanı içinde olmaktan. İşin açıkçası ben çok sıkıldım. Teknolojinin ilerlemesinin faydası; bir yandan her bilginin bir tuş kadar size uzak olması dolayısı ile istemediğiniz kadar çok bilgiyi tek arama ile bulabilmeniz, fakat dezavantajı ise o kadar çok yanlış, kirli bilgi etrafta dolanıyor ki bana doğru ile yanlış iç içe geçti, karıştı gibi geliyor.</p>
<p>Sosyal medyayı açın bakın, her gün, her saat, her dakika bir eğitim, bir guru, güzel bir söz, bir meditasyon yöntemi havalarda uçuşuyor. Evet insanız biz; eksiklerimiz, isteklerimiz, hayallerimiz, sorunlarımız var hayatta. Umut etmek istiyoruz; o umuda tutunup elde etmek istiyoruz. Onu elde ederken de bizde yarattığı o gerginliği üzerimizden atmak istiyoruz. Bunun içinde yeni çıkan ne varsa denemek istiyoruz, bir arkadaşımız astrologdan yardım alıyor ona uğruyoruz, kimi bir eğitimin ne kadar faydalı olduğunu anlatıyor ona yöneliyoruz, diğeri meditasyon yapıyor onu denemeye kalkıyoruz. Zannediyoruz ki tüm bu denemelerimiz içinde bulunduğumuz sorunları puff diye uçuracak ve herşey çok güzel olacak. O istediğimiz iş, o istediğimiz sevgili , o çok istediğimiz ev, tatil her ne ise bizim olacak ya da problemli bir patronla başa çıkacağız, bize yapılan haksızlıkları bu yöntemlerle alt edeceğiz. Denemeye başlıyoruz, aile dizilimleri, regresyonlar… Durmadan ama durmadan oradan oraya sürükleniyoruz. Birisi yeni bir şey mi denemiş durmak yok biz de oradayız. Amaç; çok temiz, çok safiyane, çok insanca sadece o içinde bulunduğumuz ruh halinden uzaklaşmak, o hayalimizdeki biz olmak. Bunun için değmez mi diyoruz. Aldığımız eğitimler, gittiğimiz astroglar, koçlar, guruların hiç ne yaptıklarına, içeriğine bakmıyoruz ya da gözümüzün ucu ile bakıyoruz ve ayırt etmeden koşuyoruz. Hayatımızda değişiklik yapmak adına.</p>
<p>Sabah gözümüzü açıp instagramda güzel bir sözü okuyarak güne başlıyoruz, içimize iyi gelecek ne yöntem var ise durmadan deniyoruz veya denemeye çalışıyoruz.</p>
<p>Bunları yazıyorum tüm bu yöntemlere karşı olduğum için mi? Kesinlikle hayır, ben astroloji eğitimi aldım hem de çok iyi bir hocadan fakat kendimi birisinin haritasını okuyacak kadar yeterli bulmuyorum, onun zamanı gelecek diye düşünüyorum veya aile dizimine gidiyorum fakat kimmiş neler yapmış o kişi onları araştırıyorum bakıyorum. Kısacası ne yapmak istiyorsanız, gideceğiniz eğitim, astrolog, koç her kim ise kimdir nedir ne değildir bakın diyorum.</p>
<p>Bir de şuna bakın diyorum. Aslında siz kimsiniz? Hayatta ne istiyorsunuz? Gerçekten kalpten, düşününce içinizin pırpır ettiği neyi yapmak istiyorsunuz? Mantığınızı, çevrenizi, para kazanmayı herşeyi geride bırakarak. Aslında sen ne yapmak istiyorsun hayatta? Gerçekten sen ne yaparsan mutlu olursun? Belki de bunun cevabı bir süre hiçbir şey yapmamak o da tamam. Diyorum ki ne istiyoruz, ne yapmak istiyoruz, bunların cevabını bulduktan sonra gidelim, o gurulara, koçlara, astrologlara, o eğitimlere. Yoksa bir kuş misali oradan oraya konarak gerçek seni bulamazsın. Küçük bir sır sen kendini herkesten daha iyi bilirsin, ama kötü bir şey sen kendini çok da kolay kandırabilirsin.  O zaman korkusuzca kendini kendine anlatsan, kim olduğunu, zayıflıklarını, kıskançlıklarını, özenmelerini, isteklerini, kırgınlıklarını, kendini yargılamadan kendine bir itiraf etsen. Belki o zaman en başta söylediğim o sosyal medya bombardımanından sana en uygun olanı seçersin. Ne dersin? Kendini tanımaya kendinle başlar mısın?<img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-1702" src="https://innoutcoaching.com/wp-content/uploads/2023/01/knowyourselflead-300x200.webp" alt="" width="300" height="200" srcset="https://innoutcoaching.com/wp-content/uploads/2023/01/knowyourselflead-300x200.webp 300w, https://innoutcoaching.com/wp-content/uploads/2023/01/knowyourselflead-768x512.webp 768w, https://innoutcoaching.com/wp-content/uploads/2023/01/knowyourselflead.webp 800w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><a href="https://innoutcoaching.com/life-isnt-about-waiting-for-the-storm-to-pass-its-about-learning-to-dance-in-the-rain/">Kendini Tanımak</a> yazısı ilk önce <a href="https://innoutcoaching.com">innoutcoaching.com</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
